MOHAMMAD BAKRİ SİNEMA DERSİ/FİLİSTİN'İN DİRENİŞ SİNEMASI


10 Haziran 2018 Pazar 18:00 Yapı Kredi Kültür Sanat

Moderatör: Amal Ramsis

Filistin’in saygın oyuncu ve yönetmeni Mohammad Bakri, oyunculuk kariyerine tiyatroyla başladı. İsrail vatandaşı bir Arap olarak, ilk birkaç sene Filistin ve İsrail filmlerinde rol aldıktan sonra uluslararası yapımlarda oynamaya başladı.

Filmlerinden bazıları “Hanna K.” (Costa Gavras, 1983), “Haifa” (Rashid Masharawi, 1995) ve “Private” (Saverio Costanzo, 2004), “Tarlakuşları Çiftliği” (La Masseria Delle Allodole, Paolo ve Vittorio Taviani, 2007), “Wajib” (Annemarie Jacir, 2017). Aynı zamanda Bakri, 1990’ların sonlarından başlayarak siyasi belgeseller yapmaya başladı. 2002’de İsrail’in Cenin’i işgali sırasında Bakri, Batı Şeria dışındaki bir kontrol noktasında barışçıl bir gösteriye katıldı. İsrailli askerlerin kalabalığa ateş açıp onun hemen yanındaki bir oyuncu arkadaşını yaralaması onda tam bir şok etkisi yarattı. Bu olay “Cenin Cenin” filmini çekmesine vesile oldu. İşgalin sona ermesinin hemen ardından eline kamera alıp bir sesçiyle birlikte gizlice Cenin’e girdi ve beş gün beş gece yaptığı çekimlerde travma geçirmiş Filistinlilere kısaca şu soruyu sordu: ‘’Neler oldu?’’

Film, Tel Aviv’de gösterildikten sonra İsrail devletine ihanet eden bir ‘Filistinazi’ olmakla itham edildi, filmi yasaklandı. Bakri olayı mahkemeye taşıyarak 2003’te yasağı kaldırtmayı başardı. Buna rağmen “Cenin Cenin” bir daha gösterilemedi, yönetmenin karşılaştığı hukuksal engellemeler de son bulmadı. 2005 yılında yaptığı “Sen Gittiğinden Beri”de, bu filmin etrafında kopan fırtına sonrasında İsrailli bir Filistinli olarak yaşadıklarını aktardı.

Documentarist 11. İstanbul Belgesel Günleri’nin Onur Konuğu Mohammad Bakri, Sinema Dersi’nde “Cenin Cenin”in hayatını nasıl değiştirdiğini ve siyasi belgesel yapmaya yönelmesinin nedenlerini anlatacak.

“Belgesel filmler yönetmeyi kendim seçmedim ama bazen kendinizi öyle durumlarda bulursunuz ki hayat sizi dürter ve insanlık onurunuz sizi bir şeyler yapmaya zorlar. [Cenin Cenin filminde] Sesi olmayan kamp sakinlerine bir platform sunmaya gayret ettim. Sakin ve doğru bir film yapmaya çalıştım. Seyirciyi etkilemek amacıyla kolaya kaçıp kan ve cesetlerden oluşan şok edici görüntüler kullanmadım. Çünkü filmin herkesin yüreğine seslenmesini istedim; özellikle bir arada yaşadığım ve birlikte gerçekliği değiştirme umudumu kaybetmediğim İsraillilerin.”

Mohammad Bakri