29. Uluslararası İstanbul Film Festivali hem baharın hem de emek sinemasını kapanmaması için mücadele eden sivil hareketin coşkusuyla birlikte başladı. 18 Nisan’a kadar sürecek festivalin bu yılki program zenginliği belgesel bölümlerine de yansımış. Yerli ve yabancı yapımlarla toplamda yaklaşık kırk belgesel farklı coğrafyalardan müzik, din, sinema, moda gibi konularında. Pina Baush’un ölümünden önce yer aldığı son projesini izlediğimiz Dans Rüyaları, Daniel Ellsberg’in 1971'de ABD’de başkan Nixon'un istifasına kadar varacak cesur hareketini anlatan Amerika’nın En Tehlikeli Adamı, dünyanın ilk kadın uzay turistinin çocukluk hayalinin gerçekleşmesi heyecanına tanık olduğumuz Uzay Turistleri öne çıkan filmlerden bazıları.
Müzik bu yıl programda sadece belgesel bölümünde değil kurmaca filmlerde de öne çıkan bir tema. Kanadalı Rock şarkıcısı Neil Young’ın konser belgeseli, Avusturyalı yönetmen Sebastian Brameshuber'in, Türkiye'de düzenlenen En İyi Ezan Okuma Yarışması'nı anlattığı belgesel Müezzin, Jimmy Page, Jack White ve The Edge'in özel sohbetine tanıklı etmekle birlikte yeni melodilerini dinlediğimiz Gürültü Ustaları, Amerika’daki Yurttaşlık Hakları Hareketi'nin özgürlük şarkıları Devrim Şarkıları, Amerikalı yeraltı garage rock ikilisi The White Stripes’ın Kanada Turnesi, oğlu Joe Mardin’in gözünden bir müzik üstadı Arif Mardin’in Hikayesi ve son olarak da Türkiye’den Didem Pekün ve Barış Doğrusöz’ün pop müziğin öncülerindenTülay German’ın hikayesini anlattıkları belgesel hayatlarında müziği biraz daha fazla önemi olanların mutlaka kaçırmaması gerekenler.
Programda yer alan bazı belgesellerin konuları kısaca şöyle:
Yoldaş Modası
Geçtiğimiz yıl Documentarist'te Terzi İşi Hayaller (Tailor Made Dreams) filmini izlediğimiz Marco Wilms son filmi Yoldaş Modası (Comrade Couture/Ein Traum in Erdbeerfolie) ile bu yıl İstanbul Film Festivali’nin konukları arasında. Bir zamanların Doğu Berlin'inde modacıların ve bohemlerin hiç bilinmeyen dünyalarına bir yolculuk yapan eski manken yönetmen Marc Wilms, kendinin de dahil olduğu karşıt moda gruplarının benzersiz tarzını, ekonomik özgürlüğü ve farklı olma isteklerini yıllar sonra yeniden grubun üyeleriyle biraraya gelerek anlatıyor. Saç tasarımcısı Frank Schäfer da yönetmenle birlikte festivalin konukları arasında.
Henry George Cloutz’un Cehennemi ve Hırs
Cehennem (Inferno, 1964), Clouzot’un zamanın sinema anlayışına dışına çıkarak yapmaya niyetlendiği film uğradığı talihsizliklerin ardından iptal olmuş. Serge Bromberg ve Ruxandra Medrea bu filmin kalıntılarından yeni bir film yapıyorlar: Henry George Cloutz’un Cehennem'i (Henry George Cloutz’s Inferno) arşiv görüntülerinden, filmin oyuncuları ve teknik ekiple yapılan röportajlardan ve orjinal film Cehennem’den bazı parçalardan oluşuyor.
Hırs (Resurrecting “The Street Walker”) da aynı amaçla yola çıkan bir film. Fakat bu kez yarım kalan ve kurtarılmak istenen film “sahte”. Türkiye doğumlu İngiliz yönetmen Özgür Uyanık'ın ilk filmi olan Hırs başarılı bir mockumentary örneği. Sahte belgesel formatındaki film başta sona izleyiciyi merak uyandıran hikayesi ve gerçekçi tonuyla takıntının, sınırsız hırsın ve deliliğin pençesinde bir karakterin tahlilini yapıyor.
Çıkışlar Hediyelik Eşya Dükkanından
Bugüne kadar kimliğini gizlemeyi başarmış grafiti sanatçısı Banksy ve onu kameraya almaya çalışan Fransız "belgesel yapımcısı" Thierry Guetta biraraya gelince "Dünyanın ilk sokak sanatı felaket filmi" ortaya çıkmış. Bu eğlenceli ve tuhaf film, çağdaş sanat dünyasının, sokak sanatının ve belgesel yapımının iç yüzünü açığa çıkarıyor.
Koloni
Açıklanamayan bir sebepten ortadan kaybolan arılar, tehlikeye giren arıcılık ve gıda sektörü ve neler olup bittiğini gözler önüne sermeye çalışan bir belgesel Koloni (Colony). “Kovan Çökmesi” adı verilen balarılarının bu krizi polenleşmeye dayalı bir tarımda aslında toplumun da krizi haline geliyor. Ross McDonell ve Cater Gunn’ın ortak yönetmenliğindeki belgesel hem tecrübeli arıcı David Mendes’in, hem de pek çok kişinin elini eteğini çektiği bir dönemde bu işe soyunan Lance ve Victor Seppi kardeşlerin gözünden anlatılıyor.
Türkiye’den Belgeseller
Çingenelerden Dersim Katliamına, TMK mağduru çocuklardan Serbest Bölge’de çalışan kadın işçilerine, Feyzi Tuna ve Metin Erksan’ın sinemasından Beyoğlu’nun en eskilerinden sahaf Vahan’a uzanan bir çeşitlilikte bu yıl Türkiye’den belgeseller bölümü. Programda yer alan filmler yakın geçmişimizi, resmi tarihten öğrenemediklerimizi, yeni nesillerin bihaber olduğu eski güzelliklerimizi konu alarak belgesel sinemanın kıymetini bir kez daha farketmemizi sağlıyor aslında. İçlerinden direkt bu toprakların hikayesi olmayan tek bir filmden söz edebiliriz belki, o da zaten kendilerini ait oldukları yerde hissetmeyenlerin hikayesini anlatıyor. İstanbul’da kendilerine bir “Yedek Almanya” kuran, Alman şirketlerinin İstanbul’daki çağrı merkezlerinde çalışan Türkiye kökenli dört insana eşlik eden belgesel Yedek Memleket (Based Down South) farklı kültürlerde yaşamaktan kaynaklanan sorunların yanında günümüzün yükselen ekonomik sektörlerinden biri olan çağrı merkezlerine de değiniyor.
Antidepresan
Bu yıl bir de Antideprasan bölümü hazırladı festival. Bu kadar belgesel “ağır” ya da “zor” gelirse biraz keyiflenmek ve gülmek için mutlaka ona da bir göz atılmasında fayda var. İşçinin Ölümü (Workingman’s Death) filmiyle uluslarası alanda büyük başarılar kazanmış belgeselci Michael Glawogger’ın son filmi Kafa 1500 (Contac High) bu bölümde yer alıyor. “Ciddi filmlerin ülkesi Avusturya'dan psikedelik bir gangster filmi” olan Kafa 1500 Glawogger’ın türler arasında ne kadar uç geçişler yaptığını da gösteriyor.
3 Nisan 2010
Filmlerin detaylı bilgileri, gösterim yer ve saatleri için:
www.iksv.org/film